fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
gökyüzü kadar kırmızı 2006goodness hope

orfeonrecord13289.bloggum Hakiki yoksul bir iki Hurma ve bir iki Lokma alıb kapıdan dönen değil, iffet'inden 
 dolayı istemekden sakınan kimsedir nufüs huviyet cuzdanınaruto shippudenSari Zeybek- Hanende Ibrahim EfendiSezen Aksu - Gulumse.mp3 - TC kimlik numarası aynı zamanda sosyal güvenlik sicil numarası oldugoksel

 
Nov
20
    

 

 

 Tutunamayanlar

Bir vergi memuru yakışıklı fakat serseri ruhlu Daniel’i, son iki yıl içinde sadece yedi Euro gelir beyan ettiği gerekçesiyle soruşturmaya alır.

Orijinal Adı : Dark Horse


 Yönetmen : Dagur Kari


Oyuncular : Jakob Cedergren, Tilly Scott Pedersen, Nicolas Bro, Morten Suurballe, Nicolaj Kopernikus Yapım : Komedi 2005 Danimarka-İzlanda

Kuzeyli yeni nesil yönetmenlerden biri olan Danimarkalı Dagur Kari’nin 2003’de yaptığı


 ‘Noi The Albino’dan sonra gerçekleştirdiği ikinci uzun metrajlı filmi


 ‘Dark Horse, yönetmenin ilk filminde kullandığı temaya benzer bir konusu olan farklı bir komedi drama.


Bir vergi memuru yakışıklı fakat serseri ruhlu Daniel’i, son iki yıl içinde sadece yedi Euro gelir beyan ettiği gerekçesiyle soruşturmaya alır.


 Romantik aşıklar için şehrin duvarlarına sevgilileriyle ilgili aşk mesajları ve grafittiler yazan Daniel, zamanının büyük çoğunu eski Fiat’ıyla Kopenhag

 

çevresinde dolaşarak ve en iyi arkadaşı Beybaba lakaplı Roger’la takılarak geçirir.


Hayatta yapmayı en çok sevdiği şey ise yediği çöreğin içinde reçel mi krema mı olması gerektiği konusunda yaptığı sonsuz tartışmalardır.


Bir uyku kliniğinde çalışan ve futbol hakemliği kariyeri yapmayı düşünen Roger, mahalledeki fırında çalışan güzel Fran’e aşık olur.


Fakat, yediği sihirli mantarları fazla kaçıran kızı evine kadar götüren Daniel arkadaşından önce kızla birlikte olur.


 Bu durum iki arkadaş arasında beklenmedik bir gerilimin oluşmasına yol açar.


Tam bir hayalperest olan, çocuk ruhlu Daniel’in düzene sokmayı zaten hiç düşünmediği hayatı bir kez daha sorumsuzluğun ve karmaşanın esiri

olacaktır.

TUTUNMASI ZOR BİR DÜNYA



2003 yapımı “Noi Albinoi 


 Buzdan Hayaller”


ile dikkat çeken 1973 Fransa doğumlu İzlandalı yönetmen Dagur Kari’nin yeni filmi “Tutunamayanlar  Dark Horse” sinemalarda.

Danimarka-İzlanda ortak yapımı film, topluma ayak uyduramayan grafiti sanatçısı Daniel, en yakın dostu olan ‘büyükbaba’ lakaplı Roger, Daniel’in

pastanede çalışan sevgilisi güzel Franc ve mutsuz bir yargıç üzerine küçük ama önemli bir öykü anlatıyor.


Toplumun yerleşik kurallarına ayak uydurmayan-uyduramayan bir grup insanın öyküsü, alabildiğine karanlık aslında.


Öyküye uygun olarak siyah-beyaz çekilen filmdeki tek renklilik ise tek bir karede göze çarpan ‘sevgilinin huzur içinde uyuduğu sahne’…


 Sistemin, hâlâ düşleri olan sıradan insanı nasıl yok olmanın eşiğine getirdiğini, hatta çaresizlik, anlamsızlık ve mutsuzluk içinde yok olmasını

izlediğini gösteriyor izleyiciye Kari.


Cannes Film Festivali’nin ‘Belirli Bir Bakış’ bölümünde gösterilen film, gerçek dünyaya benzemeyen sinemasal bir dünya yaratmayı başarmış.


 Sembolizmden yararlanan film, sinemanın sessiz dönemine göndermeler yapmaktan, naif bir dille yeni arayışlara girmekten çekinmiyor.


Filmin merkezindeki en önemli nokta ise ‘varolma’ durumu.


Sartre’dan Kierkaard’a dek birçok okumanın ve meselenin yer aldığı alt metinler, artık sona gelmiş bir toplum tablosu çizerken, aşka da nazik bir

selam göndermeyi ihmal etmiyor. Bu karanlık ve anlamsız yerde ‘gelecekte yok olsa da’ mutlu olabilmek için bir umut olduğunu ve bunu kullanmak

için insanın her zaman bir şans bulabileceğine de değiniyor.


Hayata bir tarafından tutunamamış küçük ve sahici insanların akıp giden çıldırmış günler içinde varolma serüvenleri samimi, zeki ve esprili bir dille

anlatılıyor.


 “Tutunamayanlar”, kuşkusuz haftanın en iyi filmi.

Dark Horse

 

We saw this movie back in 2005 at the London Film Festival and have been desperate to see it again and drag everyone we know along. Now it's finally got a brief release in London we've dusted off our review...

Hands up if you saw Noi The Albino. It didn't get a huge release here, but was a cracking little film (probably find it in Fopp for a tenner). Dark Horse is by the same director and is an absolute gem of a find. The dark edge of Noi is discarded with here and we get a straightforward slacker comedy that even made stony faced film critics from the broadsheets laugh out loud. This is a funny film.

It follows Jakob Cedergren's Daniel as he drifts along through life with no plan other than to do his thing and avoid any hassle if at all possible. When we first meet him he's been called into the tax office to try and explain how it is that he's only officially earned seven dollars in the past four years. Daniel is frankly baffled that the tax system exists at all. Minutes later he's pulled over (eventually) by the police for ignoring traffic signs and holds off the bemused cops until the track he's listening to through his beloved headphones finishes.

Daniel's best friend is the 'play it by the rules' Grandpa (that's his nickname) - an overweight yin to Daniel's yang who dreams of becoming a professional football referee (he's hardly seen out of uniform) after getting the highest ever score on the theory test. Their friendship is constantly strained by the fact that Grandpa receives very little for conforming while he sees everything that Daniel needs fall into his lap with no effort. Things come to a head when they fall for the same girl working at the local bakery - Tilly ScottPedersen's Franc - off her head on magic mushrooms.

Daniel does have a job - sort of - he gets paid cash for stenciling graffiti around the city on the behalf of lovesick couples (kind of like Banksy doing requests) leaving him plenty of time to pursue Franc and avoid her man-hungry mother (don't mention the grandmother... we were crying with laughter).

The film loses a little steam when it introduces a new character quite late into the running time to act as another counterpoint to Daniel's lifestyle and frankly it's unnecessary and distracts from the joy of watching the characters we've already invested in interact and eventually crash headlong into responsibility.

Just when you think the film can't possibly get any better director Dagur Kari throws in the one single colour frame in the entire movie and floors you.

 

TUTUNAMAYANLAR Dark Horse 2003 SenaryoDagur Kari, Rune Schjoot Yönetmen Dagur Kari

 



"TUTUNAMAYANLAR Dark Horse 2003 SenaryoDagur Kari, Rune Schjoot Yönetmen Dagur Kari" 0 yorum yapılmış